Üçhöyük Kazısında Yapılan Çalışmalarda Üç Fırın ve İki Ocak Bulundu
Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde bulunan kayıp şehir “Puruşhanda”nın aranması için gerçekleştirilen Üçhöyük kazısında, üretimde kullanıldığı düşünülen kerpiçten yapılmış 3 fırın ve 2 ocak keşfedildi.
2020 yılında Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü’nün koordinasyonunda başlayan kazılar, 2024 yılından itibaren Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir Koçak’ın liderliğinde Cumhurbaşkanı kararıyla kazı statüsünde sürdürülüyor.
Afyonkarahisar Valiliği, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, Bolvadin Kaymakamlığı ve belediyenin desteklediği kazı çalışmalarında bugüne kadar mühürler, tekstil üretimiyle ilgili ağırşaklar, bakır ve kurşundan yapılmış iğneler ve küpeler, taş bıçaklar, çanak-çömlekler, metal döküm kalıpları, heykelcikler, iri küpler ve bazı duvar parçaları bulundu.
Üçhöyük, “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında da yer alırken, Japon bilim insanlarının da katıldığı kazı çalışmalarında önemli buluntulara rastlandı.
Puruşhanda ismi, Akad Krallığı’yla ilgili yazılı belgelerde geçen ve henüz arkeolojik olarak keşfedilmemiş Orta Anadolu’da bulunan bir kayıp şehrin adıdır. Puruşhanda, milattan önce 2000’li yıllarda Anadolu’nun ticari organizasyonunu yöneten merkezi bir kent olarak değerlendiriliyor.
Üçhöyük kazısının başkanı Prof. Dr. Koçak, yaptığı açıklamada kazı çalışmalarının her yıl genişlediğini ve bu yıl Japon bilim insanlarından oluşan 23 kişilik bir ekibin görev aldığını belirtti. Kuzey Tepe alanında yapılan çalışmalar sırasında 3 fırın ve 2 ocak bulunduğunu ve burada çanak çömlek ve gıda üretimi gibi faaliyetlerin gerçekleştirildiğini ifade etti.
Buluntular arasında önemli bir yere sahip olan toprak kerpiçten yapılmış fırın ve ocakları restore ederek ziyarete açmayı hedeflediklerini söyleyen Koçak, Üçhöyük’teki buluntaların milattan önce 1600’lü yıllara tarihlendiğini belirtti.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Yusuf Altın ise kazı çalışmalarının genişlediğini ve buluntuların arttığını vurgulayarak Puruşhanda’nın ana merkezinin Üçhöyük olduğu yönünde ilerleme kaydedildiğini belirtti. Gelecekte yapılacak kazılarda yazılı metinlere ve somut bulgulara ulaşıldığında bölgenin daha da önem kazanacağını ifade etti.